MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






23:16 TSI

ARA











Şampiyonun hikayesi - 3



13.05.2008 - 12:09
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Galatasaray, ligin son bölümünde büyük dezavantajla yarışmasına rağmen, son 6 maçta büyük bir çıkış yakalayıp tarihinin 17. şampiyonluğunu elde etti.

  İlgili Haberler

  Diğer Haberler
F.Bahçe için farketmez
Kara Kartal ezdi geçti
Gel bakalım Dinamo!
Antalya'ya beklenen ceza
Portekiz devi Porto


GAZETEPORT ÖZEL / Galatasaray, sezon boyunca en çok sakatlıklardan çekti. Büyük umutlarla alınan İsveç Milli Takımı'nın da orta sahasında görev yapan Linderoth sezonun ilk yarısında sakatlanarak takımını yalnız bıraktı ve sezonu kapattı. Lincoln sakatlıklarını sebep göstererek birçok önemli karşılaşmaya çıkmadı. Ayhan fıtık ameliyatı olması sebebiyle uzun süre takımdan ayrı kalmasının ardından, tam form yakaladığı söylenen ve Galatasaray'ın uzun süre sonra sağ bek mevkiine çözüm bulmasını salayan genç Uğur'un, Konyaspor'la oynanan maçta zeminin karlı olması nedeniyle sakatlanıp sezonu kaptması takıma büyük darbe vurdu. Hasan Şaş'ın iki kasığından birlikte sakatlanmasıyla devam eden süreçte teknik direktör Feldkamp 18 kişilik kadroyu kurmakta bile zorlandı. 

ŞAMPİYONUN HİKAYESİ / 1. BÖLÜM

ŞAMPİYONUN HİKAYESİ / 2. BÖLÜM

SEÇİMDEN POLAT GALİP ÇIKTI
Galatasaray'da seçime bir ay kala yapılan mali kongrede başkanlık koltuğunu yeni bir isme devredeceğini açıklayan Özhan Canaydın'ın katılmadığı başkanlık seçiminde Adnan Polat, sarı kırmızıların yeni başkanı olmayı başardı. Galatasaray'ın 33. başkanını seçtiği kongrede tüm kulübün üzerinde uzlaştığı isim olan ve Özhan Canaydın'ın da desteğini alan Polat rakibi Nazım Durak'a karşı ezici bir üstünlük sağlayarak kulübün yeni başkanı oldu.

İSTİKRARIN ADI SERVET
Galatasaray, Adnan Polat'ın başkan seçilmesinin ardından çıktığı ilk maçta Denizlispor'u, Servet'in attığı son dakika golüyle yendi. Takımına ve Polat'a hayat veren golü atan Servet sezon boyunca takımını ayakta tutmayı başaran en önemli futbolcuydu. Gaziantepspor maçında da attığı son dakika golüyle takımını ipten alan 28 yaşındaki Servet, ligde 33 maçta takımında görev alırken, Türkiye Kupası'nda oynanan maçların tamamında takımını yalnız bırakmadı. Avrupa'da oynanan Bayern Leverkusen maçında tartışmalara neden olan bir performans sergilemesine rağmen sezon boyunca istikrarlı bir şekilde takımda yer alması Servet'in, Galatasaray taraftarların sevgilisi haline gelmesine yetti.

Denizlispor'da gösterdiği etkileyici performans sonrası Fenerbahçe'ye transfer olan ve sarı-lacivertli takımda üç sezon görev alan yıldız futbolcu hep ağır olması sebebiyle eleştirildi. Fenerbahçe'de istediği futbolu sergileyemeyen oyuncu Sivasspor'a transfer oldu. Sivas ekibinde müthiş bir yıl geçiren Servet yeniden büyüklerin ilgisini çekmeyi başardı. 2007-2008 sezonuna başlarken Galatasaray'a transfer olan oyuncu yıl boyunca oynadığı futbol ve hırsıyla defansın sigortası olmayı başardı.

Tüm sezon boyunca sadece bir maç kaçıran Servet Çetin adeta istikrar abidesi oldu. Galatasaray'ın en kritik anlarında boy gösteren, eleştirilere kulak asmayan ve sadece görevini yerine getiren Servet, müthiş bir sezon geçirerek taraftarın gözüne girmeyi başardı. Mütevazı kişiliği ve çalışkanlığıyla taraftarın sevgilisi haline gelen Servet Çetin, Galatasaray'ın şampiyon olmasında çok büyük bir rol oynadı.

SÜRPRİZ İSTİFA
Ligin 28. haftasına gelindiğnde ise Galatasaray evinde Gaziantepspor'u konuk ediyordu. Sarı-kırmızılılar, beklenmedik bir beraberlik aldılar ve şampiyonluk yarışında sürpriz bir puan kaybı daha yaşadı. Alınan bu beraberlik Kalli'nin başarısının tartışılmasına neden oldu. Medya ve taraftarların çok tartıştığı Kalli, gitme sinyallerini gerek ülkesine gittiğinde geç dönmesiyle, gerekse verdiği demeçlerle çok önceden vermişti. Feldkamp'a göre ise bağları koparan asıl neden, sürekli arkasında olduğunu söyleyen başkan Adnan Polat'ın habersiz futbolcularla toplantı yapmasıydı. Verdiği cezalar ve takımın başında olmamasından dolayı sarı-kırmızılı futbolcularla bağını çok önceden koparan Kalli'nin son olarak yönetimle de restleşerek bitime 6 hafta kala görevini bırakması şampiyonluk yolunda son ve en büyük krizi doğurdu. Feldkamp'ın gitmesiyle şampiyonluk yarışındaki en kritik haftallara hocasız giren Galatasaray'da, yönetim mevcut yönetimle 'yola devam' kararı aldı. Tesislere futbolcu çocuklarının dönmesiyle başlayan aile havası hızla yayıldı ve yeniden neşelenen florya eski haline büründü.

TÜRKİYE KUPASI'NA VEDA
Türkiye Kupası'nda ezeli rakibi Fenerbahçeyi yenerek yarı finale çıkan Galatasaray, yarı finalde Gençlerbirliği ile eşleşti, ilk maçta rakibine deplasmanda 1-0 yenildi. İkinci maçta rakibini Ali Sami Yen'de konuk eden sarı-kırmızılılar 1-0 yenik duruma düştüğü maçta beraberliği yakalamasına rağmen rakibini eleyebilecek skor avantajını sağlayamadı ve Türkiye Kupası'ndan elenmekten kurtulamadı. Bu aynı zamanda Feldkamp'ın gitmesinden sonra Cevat Güler'in kaybettiği tek maç oldu.

GÜLER İLE 6 MAÇLIK SERİ
Galatasaray'da, sezon boyunca çok tartışılan Feldkamp'ın gitmesinden sonra takımı Cevat Güler devraldı. Kalli'nin gitmesiyle birlikte sezon boyunca uygulanan katı kurallardan kurtulan Galatsaray'da, Florya tekrar eski günlerine döndü ve futbolcular birbirlerine kenetlendiler. Cevat Güler'in yönetiminde çıktığı Gençlerbirliği, Trabzonspor, İstanbul Büyükşehir Belediye ve Fenerbahçe maçlarını kazanan Galatasaray, şampiyonluk yolunda da büyük bir avantaj elde etti.

Ligin 32. haftasına rakibi Fenerbahçe'nin averajla arkasında giren Galatasaray şampiyonluk yarışında belki de en önemli maçını Ali Sami Yen'de ezeli rakibi Fenerbahçe'ye karşı oynadı. Maçı kazandığı takdirde son iki haftaya puan avantajıyla, rakibi Fenerbahçe'nin önünde girecek olan sarı-kırmızılar tansiyonu yüksek maçı Nonda'nın attığı tek golle kazanmayı bildi ve son iki haftaya girilirken rakibine göre avantajlı konuma geçti.

Şampiyonluk yolundaki diğer önemli rakibi Sivasspor'u da deplasmanda akıllara kazınan bir gol düellosunun ardından deplasmanda 5-3 yenen Galatasaray, Ali Sami Yen'e tur için geldi. Bilet talebinin 300 bini bulduğu ancak, 30 bin taraftarın girebildiği maçta, Gençlerbirliği OFTAŞ'ı 2-0 yenen sarı-kırmızılılar tarihinin 17. zaferine uzandı.





Tüm yorumlar