Anasayfam YapAnasayfam Yap






20:16 TSI

ARA











Bu filmlere bulaşmayın



14.08.2008 - 16:54
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Filmlerdeki komedinin bel altı esprilerle vurgulanmasına artık alıştık ama bu kadarına kelimeler bile kifayetsiz kalıyor… Zohan’a Bulaşma senaristlerin tamamıyla algılarını açık bıraktıkları bir film olmuş.





  İlgili Haberler

  Diğer Haberler
'Bu filmi Atatürk'ü yaşatmak içi...
Testere 'Destere' olursa...


Banu Bozdemir

(
banubozdemir@gmail.com)


Uzun zamandır böyle bir filmle karşılaşmadım desem yalan olmaz. Filmlerdeki komedinin bel altı esprilerle vurgulanmasına artık alıştık ama bu kadarına kelimeler bile kifayetsiz kalıyor… Zohan’a Bulaşma senaristlerin tamamıyla algılarını açık bıraktıkları bir film olmuş. Proje Adam Sandler’in ama projeyi teslim ettikleri kişiler bu konuda gerçekten de hatrı sayılı ve bunu konuda epey yol almış kişiler… Hep bir düşünce olarak kalsaymış demeden edemiyor insan. Judd Apatow Knocked Up / Kaza Kurşunu filmiyle bir hayli sulu sepken esprilerin üstüne parmak basmıştı… Ama burada sınır tanımamışlar… Filmin trajikomik yanı bu kadar sulu bir ortamda birtakım toplumsal mesajları da es geçmemesinde… Herkesi birbirini sevmesi ve savaşmaması (İsrail ve Filistin savaşı), gerçek aşkın yüceltilmesi ve herkesin sevdiği işi yapması yönünde abartılı mesajlar da bir hayli mevcut filmde…

Aslında Zohan, bir süper kahraman olabilecek kadar hızlı, aktif ve azılı biri… Ama tek hayali kuaför olmak ve bunun için azılı yönünü bir yana bırakıp, kuaför olmak için New York’a gidiyor. Ama takılı kaldığı saç modeli 1980’lerin modelidir… Her şeye nostaljik ve iyiniyetli bakan bu adamın libidosu devamlı ileriyi işaret eder ve hayallerinin mesleğine ulaşmasında libidosu sınır tanımaz… John Turturro da filmin oyuncuları arasında ama kimse Sandler’in eline su dökemez… Filmin esprileri de aynı şekilde sınır tanımıyor. O yüzden Zohan’a bulaşmamak da fayda var, zaten bulaşılırsa da iflah olunmaz… Bir nevi Türk işi Recep İvedik diyeceğim ama Zohan’ın toplumsal bir statüsü, iyi kötü bir mesleği, karizması ve her şeye rağmen saf kalmış bir yüreği var… Ne kadar da acıklı!


ANNELERE YENİ SEVGİLİ
Herkesin birçok sevgilisi olabilir… Ama bu kişi bir anneyse, bir evlat için annenin sevgili denemeleri bayağı enteresan olabilir. Hele de annesi inanılmaz bir değişim geçirmişse… Tabii burada önemli olan Meg Ryan’ın filmin iki dakikasında şişman bir kadın olarak karşımıza gelmesi değil… İncelip, zayıflayıp hem bedenini hem de ruhunu rahatlatması ve bu haline rağmen hala doğru dürüst bir sevgili bulamamasıdır… Bir parantez açmak gerekirse, Meg Ryan’ın sempatik ve sevimli hallerinden zerre kadar eser kalmamış. Kendini bir dizi gençleştirme çalışmalarına bırakan Ryan'ın, ne güzel ne de eski sevimliliği kalmış… Kadınların güzellik sandıkları şeyi iyice merak eder oldum yani…
Neyse sonra bir sanat hırsızı onun kalbimi de çalmayı başarır. Antonio Banderas karizmatik duruyor bayağı filmde… Marty’nin yani Ryan’ın filmdeki oğlu FBI’da olunca işler karışır ve annenin yeni sevgilisi bakalım nasıl bir hüsrana ya da sürprize neden olur…

Sinema o kadar geniş bir alan ki, artık her düşünce anında pratiğe dönüşür hale geldi. Espriler ise daha da pratik… Yani ilk akla gelen yöntem, bel altı espri yöntemi hala dünyada tek geçerli yöntem… Hal böyle olunca bir süre sonra espriler sinir sisteminizde kontrol edilemez bir durum yaratıyor. Annem’in Yeni Sevgilisi anlaşılabilir ama Zohan’a Bulaşma sinemanın her anlamda genişlediğine bir kez daha işaret ediyor... 





Tüm yorumlar