Her yıl Ağustos ayı sonunda Ankara’da devir teslim törenleri yapılır. Bu yıl Genelkurmay Başkanının yanı sıra, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı da değişti. Jandarma’nın başına Orgeneral Atila Işık geldi. Orgeneral Işık da yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ gibi Afyon’lu. Daha önce de Genelkurmay Genel Sekreterliği, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Orgeneral Işık görevi Orgeneral Işık Koşaner’den devralırken, uzun bir konuşma yaptı. Konuşmasının en ilginç bölümü ise şöyleydi:
‘’ Bölücü terör ve irticai faaliyetler, uluslararası terörizm, insan,uyuşturucu, silah ve malzeme kaçakçılığı ülkemizin karşı karşıya bulunduğu en önemli asimetrik risk ve tehditleri oluşturmaktadır. Görev sürem boyunca kanunlar ve nizamlar çerçevesinde bu risk ve tehditleri ortadan kaldırmak için, silah arkadaşlarımla birlikte, bu mesleğe başlarken ettiğimiz yemine sadık kalarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleneksel emir ve komuta yapısına hiçbir hal ve şartta halel getirmeden; kuvvet komutanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı ile uyum ve çok yakın iş birliği içinde görev yapma, gerçek zamanlı bilgi paylaşma, anlayış beraberliğine sahip olma ve birbirine her türlü yardım ve desteği sağlama suretiyle yüce ulusumuza hizmet etmek bizler için en büyük onur ve kıvanç kaynağı olacaktır.''
MİT VE EMNİYET Orgeneral Işık’ın, Jandarma ile birlikte çoğu zaman ortak çalışma içinde bulunan Emniyet ve MİT için ‘’Uyum, işbirliği, destek, yardım ve bilgi paylaşımı’’ sözcüklerini kullanması, yıllardır istihbarat teşkilatları arasında süregelen çekişmelere de son verme düşüncesinde olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü Türkiye’deki istihbarat teşkilatları arasında kimine göre ‘’Tatlı bir rekabet’’ kimilerine göre ‘’Çekememezlik, küskünlük hatta kavga’’ var. Emniyet istihbaratı, askeri istihbarat teşkilatları ile mesafeli. Usulsüz telefon dinleme ve ‘’F tipi yapılanma’’ iddiaları dolayısıyla okların hedefinde… MİT ise, ‘’İstihbaratın patronu benim’’ diyor. Jandarma İstihbaratı JİT adını alsa da geçmişteki JİTEM dolayısıyla çok tartışılıyor.
TBMM Susurluk, Hrant Dink, Telekulak ve İnsan Hakları Komisyonlarına gelen istihbarat yetkililerine her zaman ‘’ Teşkilatlar arasında kavga mı var?’’ sorusu sorulmuştur. Hepsi de ‘’Kol kırılır, yen içinde kalır’’ misali ‘’Tatlı rekabet’’ diyerek soruyu geçiştirmeye çalışmıştır. Ama birbirlerinden istihbarat sakladıkları ve güven sorunu olduğu bilinir. Apo’ya yönelik Mercedes operasyonunda MİT, bilgi sızıntısını, Emniyet istihbaratına bağlamış ve devre dışı bırakmıştır. Sarmusak ve Susurluk olaylarında, Emniyet İstihbarat Başkanı ve Başkan yardımcısı tutuklanmıştır. TÜRKBANK ve Şemdinli olayında Emniyet istihbaratı, Susurluk’ta ise MİT eleştirilmiştir.
MEKTUPLARI AŞIRAN İSTİHBARATÇI Yıllar önce Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Fevzi Karaman ile tanışmıştım. İstihbarat teşkilatları arasındaki çekişmeye çok ilginç bir örnek verip şöyle demişti:
‘’Bizim zamanımızda teknoloji böyle değildi. Takip ettiğimiz kişi belediye otobüsüne binerse, bizim memur polis kimliğini gösterip geçemez. Onun için herkesin cebinde 10 adet otobüs bileti bulunması zorunluluğu getirdim. En büyük destekçimiz ise postacılardı. Onlar her yere girip çıktıkları için şüpheli bir durum gördüklerinde, Ulus postanesinde belirlediğimiz bir posta kutusuna mektup atarlardı. Bir dönem mektup sayısı çok azaldı. Ben de posta kutusunun başına memur diktim. Biri geliyor, bizim kutuyu açıyor ve mektupları alıyor. O kişiyi yakaladık ama o da bizim bir başka istihbarat teşkilatımızın mensubu çıktı’’
Jandarma’nın yeni komutanı Orgeneral Işık’ın sözleri bu açıdan önemli. Türkiye’deki istihbarat teşkilatlarının her tür iddianın uzağında, uyum ve işbirliği içinde çalışmaları, yani ‘’Barışmaları’’ gerekiyor.
Tüm yorumlar(1)
Misafir
28/08/2008 08:13:53
En az PKK kadar tehlikeli olan IRTICA konusuna deginmeyen komutanlarin tavri hayrete sayandir !!!???